Son dakika haberi bulunmamaktadır.  
KaradenizGazetesi.Net - Karadeniz Haber,Trabzon
Sohbet | Trabzon Rize Sohbet | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Reklam | Kunye | iletisim | Ziyaretçi Defteri | Radyo

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Erdoğan'dan Bahçeli'ye "Bir Metre" cevabı

Başbakan Erdoğan muhalefet liderlerini hem dalgaya aldı hem de ağır şekilde eleştirdi. MHP lideri Bahçeli'nin tehditle karışık 'MHP sıralarına yaklaşmayın' uyarısına cevap gecikmedi.

Facebook'a GönderFacebookGoogle Favorilerime EkleGoogle
Kategori  Kategori : Karadeniz Haberleri
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 198
Tarih  Tarih : 10 Şubat 2010, 00:25

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bahçeli'nin "Bundan sonra MHP sıralarına bir metre yaklaşan ne olacağını görecektir" tehdidine karşılık Erdoğan, "Bunun tıp dünyasındaki karşılığını nedir onu tıp dünyasına havale ediyorum" sözleriyle karşılık verdi.  

BAYKAL'IN JÜBİLESİ

Baykal'ın jübile tarihine de 2011 seçimleri olarak açıkladı. CHP liderinin ilerleyen yaşını gündeme getiren Erdoğan, "Tabii biz Baykal'ın hırçınlığını anlıyoruz, yaşı kemale erdi hatta kemalden da öte cemale erdi" sözleriyle değerlendirdi.

İMAM HATİP MEZUNU OLDUĞUM İÇİN Mİ?

Danıştay'ın katsayı düzenlemesini durdurma kararına ateş püsküren Erdoğan, "Yoksa Başbakan meslek lisesi, imam hatip lisesi mezunu olduğu için mi bunu yapıyorsunuz?" diye sordu. İşte Erdoğan'ın partisinin grup toplantısındaki açıklamaları..

BAHÇELİ İLE İLGİLİ İNTERNETTE DOLAŞANLAR

Siyasetin bir üslubu, geleneği, kültürü, bir seviyesi vardır. İnternetten görüntü indirip, bunu benimle, benim eşimle, benim milletimin Peygamberiyle istihza için, alay için, dalga geçmek için kullanmak; edep dışıdır, terbiye dışıdır, izan ve insaf dışıdır. Biz Sayın Bahçeli ve arkadaşlarıyla ilgili İnternette ne tür hezeyanların dolaştığını görüyoruz, bunu da iyi biliyoruz. Ama bunları alıp belden aşağı vururcasına Meclis kürsüsüne taşımak, bizim terbiye anlayışımızla, bizim siyaset geleneğimizle, bizim kültürümüzle ve inancımızla asla bağdaşmaz. Hele hele bu alaycı tutumun ülkemizde bir çok hanım kardeşimizin başına gelmiş yanlış bur uygulamayı destekler nitelikte gündeme getirilmiş olması, ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir tavırdır.

DENSİZ YAKLAŞIM

Bugünkü konuşmaya baktığınız zaman, AK Parti'yi haçlı ordularına benzetecek kadar densiz bir yaklaşım...Ne demek bu ya? Yani, bu çatının altında, bu ülkede demokrasi mücadelesi veren, bu milletin oylarıyla iktidara gelmiş olan bir partiyi sen nasıl böyle çirkin benzetmeyle ortaya koyar, ifade edersin?

BAHÇELİ'Yİ TIP DÜNYASINA HAVALE EDİYORUM

Sağ olsun, eline metre almış, 'bundan böyle Ak Parti'liler bizim sıralarımıza bir metreden fazla yaklaşamazlar, yaklaşırlarsa görürler.' Bunun şöyle tıp dünyasında karşılığı nedir, onu bilemem. Onu artık tıp dünyasındaki ilgililere havale ediyorum. Bu nasıl demokrasi anlayışı? Bu nasıl fikir ve düşünce özgürlüğünden yana olmak? Daha fazlasını söylemeye gerek yok zaten. Hani bunlar demokrasiyi savunacaktı? Hani siz milletin maneviyatını en üst seviyede önemsiyordunuz? Hani, nerede? Bu maneviyata sahip çıkmak, bu mu milliyetçilik? Hem bizden, hem de aziz milletimizden özür dilemek yerine, zeytinyağı gibi üste çıkarak özür beklediklerini ifade ediyorlar. Bu da yetmiyor, tehdit ediyorlar.

FAŞİZMİ SİZİN KADAR İYİ BİLMEYİZ

Sayın Bahçeli benim faşizmi bilmediğini iddia ediyor. Evet Bahçeli biz faşizmi sizin kadar iyi bilmiyiz. Çünkü faşizmle bir bağlantımız, ilişkimiz yok. Siz faşizmin özelliklerini açıklayın da biz de sizin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu anlayalım. Gerçi tahmin edebiliyoruz. Çünkü siz hem teorisyenisinz hem de pratisyenisiniz. Bu ülkede milleyetçilk adı altında nasıl kafatasçılık yapıldığını milletimiz daha iyi anlasın.

MAĞDUR EDEBİYATI

Biz siyasete kişisel hırslarımızı tatmin etmek için girmedik. Bizim güttüğümüz dava milletin davasıdır. Biz sen ben kavgası içinde değiliz bizim kavgamız demokrasi kavgasıdır. AK Parti'nin mücadelesi ucuz bir mücadele değildir, kişisel bir mücadele değildir. Biz mağdur edebiyatı yapmıyoruz. Bizim milletimizle kurduğumuz samimi ilişkiyi bu yönde algılayanlar milletle hiç bir ilişkisi olmayanlardır. Yapılan haksızlıkları dile getireceğiz ama elimizi kolumuzu baılayarak sineye çekmeyeceğiz. Biz başkalarının yaptığı gibi şapkayı alıp gitmedik. Nerede aksaklık varsa üzerine gittik.

CHP'YE ERGENEKON ELEŞTİRİSİ

Muhalefet her şeye karşı çıkmak değildir, aka kara demek değildir. Ama bizdeki muhalefet AK Parti özgürlükleri savunuyor diye yasakçı oluyor, çetelerle mücadele ediyor diyerek çeteleri savunuyor. Danıştay'a saldırı olunca önüne gidip AK Parti'yi suçlayanlar saldırganlar yakalandıktan sonra onların yanına Silivri'ye gidecek kadar tutarsızlar.

GÜVENİLEN YANIN YOK Kİ SAYIN BAYKAL MİLLET SANA ÖDÜNÇ OY VERSİN

Seviniyorum, dün Altındağ'da bir fakir fukara evine gitmişler. Maaşallah, bunlar güzel şeyler. Ama bu günübirlik olmasın. Bizim sosyal politikalarımızı, kömür, gıda, eğitim yardımlarımızı eleştirenler uçuk ve hayali projelerle milletin karşısına çıkıyorlar. Sayın Baykal her aileye 300 lira maaş bağlayacağını söylüyor. Peki kaynak ne? Dalga geçiyorlar. Bu millet bu vaatlerin bedelini çok ağır ödedi. Gelin önümüzdeki seçimde bize ödünç oy verin diyor. Sayın Baykal bu millet inandığına, güvendiğine ödünç verir. Senin itimat edilen, güvenilen bir yanın yok. Boş vaadler işe yaramıyor.

BU MİLLETİN SOFRASINA OTURMAZSAN

Bunları söyleyenler şimdi emekliliklerinin tadını çıkarıyor. Sayın Baykal iktidarın yolunun milletle diyalogdan geçtiğini anladın ama bunu da yanlış anladın. 30 yıl öncesinin popülist vaadleriyle bu millet senin arkandan gelmez. Sen bu milletin sofrasına oturmazsan, milletle aynı diyi konuşmazsan bu dil sana itimat etmez. Kendi arkadaşları söylüyor sol halktan koptu. Dün ilk denemeyi yaptılar, Altındağ'da bir eve gittiler.

BAYKAL'IN JÜBİLESİ 2011'DE

Tabii biz Baykal'ın hırçınlığını anlıyoruz, yaşı kemale erdi hatta kemalden da öte cemale erdi. Bu seçimde de iktidara ulaşamazsa jübilesini müzmin bir muhalif olarak yapacak. Sayın Baykal ve Bahçeli'ye hatırlatmak istiyorum. Seçimler zamanında yapılacak, yılar sonra elde edilen istikrar seçimlere feda edilmeyecek. Kendilerini hiç yormasınlar, popülist söylemlerini, uçuk vaatlerini seçim sürecine bıraksınlar.

GELECEĞE ACIMASIZ DARBE

Bugün Türkiye'nin üniversitelerini şekil tartışmalarıyla, sakal bıyık tartışmalarıyla anılmasını üniversitelerimize çok büyük haksızlık olarak görüyorum. Dünyanın 17. büyük ekonomisine yükselmiş bir ülkenin meslek liselerini dışlamasını bu ülkenin geleceğine vurulmuş acımasız bir darbe olarak görüyorum.

YOKSA BAŞBAKAN MESLEK LİSESİ MEZUNU OLDUĞU İÇİN Mİ BUNU YAPIYORSUNUZ?

Ülkemiz AB ile müzakareleri yürüten bir konuma ulaşacak ama siz meslek liselelerini tartışma konusu yapacaksınız. Yoksa Başbakan meslek lisesi, imam hatip lisesi mezunu olduğu için mi bunu yapıyorsunuz? AKPM'ye Antalya milletvekili seçilecek siz hala lise tartışması yapacaksınız. Ülkemiz vizeleri ortadan kaldıracak, mayınları temizleyecek ama siz belli kesimlere üniversitelere girişte zorluk çıkaracaksınız. Bunun ne çağdaş normlarla uyuşan bir yanı vardır ne de Türkiye'ni gerçekleriyle uyaşan bir yanı vardır.

HÜKÜMET GAZA BASACAK BİRİLERİ FRENE BASACAK

Bu hükümet ülkeyi muassır medeniyetler seviyesine taşırken birilerinin çıkıp ülkeyi geriliğe mahkum etmesi anlaşılır bir durum değildir asla da olamaz. Her zaman değişime direnen sürekli ileriyle doğru atılan adıma engel olmaya çalışan bir yaklaşımını Türkiye'ye ne gibi bir faydası olabilir? Türkiye kalkınacaksa, büyüyecekse bu topyekun bir mücadeleyle olabilir. Hükümet gaza basacak birileri frene basacak. Kusra bakmayın birileri Türkiye'yi düşünmüyor olabilir ancak biz aşkla, sevda ile, sorumluluk duygusuyla çalışmaya devam edeceğiz. Engel çıkaranlara da diyeceğiz ki gölge etmeyin başka ihsan istemez. Türkiye'nin geleceği sadece hükümetin sorumlulğunda değildir. Yasama da yürgı da yürütme de medya da sivil toplum da bu süreçte yapıcı rol oynamalıdır. Engel olunan AK Parti hükümeti değildir Türkiye'dir. Herkes milletin menfaatini selametini düşünmek zorundadır. Bu statakocu anlayışın meclis çatısında sahiplenilmiş olması daha vahimdir. İnternetten görüntü indirip bu benimle, eşimle, peygamberimizle dalga geçmek için kullanmak edep dışıdır.

EĞİTİMDE YAPILANLARI ANLATTI

2003'ten bu yana 49 bin 129 öğrenci kapasiteli 124 adet öğrenci yurdu açtık. 2002'de 451 bin kişi kredi alıyordu, bugün bu sayı 710 bin kişiye ulaştı. 961 bin öğrenci toplumda burs ya da kredi alıyor. Talep eden her öğrenciye burs ya da kredi veriliyor. Siz ne yaptınız? 2002'den öğrenciye verilen kredi, burs 45 liradır. Şu anda 200 lira oldu. Yüksek lisans, master yapan öğrenciye bizden öncekiler 90 lira veriyordu biz şu anda 400 lira veriyoruz. AK Parti farklılığı bu. Doktora yapan öğrenciye ne veriyorlardı? 135 lira veriliyordu. Biz şu anda 600 lira burs veriyoruz. Eğitimi ilgilendiren her alanda geçmişle kıyas kabul etmyecek iyileştirmeler sağladık. Ülkenin kaderini değiştirecek yatırımlar işte bu yatırımlardır. Büyüyen bir ekonomiye can suyu verecek yatırımlar işte bu yatırımlardır, eğitime yatırımlardır. Demokrasiyi güçlendirecek yatırımlar da işte bu yatırımlardır. Dünyayı takip eden bir nesil bu ülkede hiç bir anti-demokratik girişime izin vermeyecektir.

BAHÇELİ'YE OSMANİYE GÖNDERMESİ

Osmaniye'de yetkililerle yaptığımız görüşmede aynen şu ifadeyi kullandılar: ''Başbakanım burada bir Korkut Ata Üniversitesinin açılması bile Osmaniye'nin havasını değiştirdi.' Osmaniye'nin havasını... Bizden önce gelenler niye yapmadılar üniversiteyi? Niye bu üniversiteyi kuramadılar? Onlar lafını yaptı, biz icraatını yaptık. Bu üniversiteler oralardaki gerek entelektüel yapıyı değiştiriyor, gerek oradaki ekonomik hayata farklılık kazandırıyor, gerekse illerimizin sosyal barışına katkıda bulunuyor. Ve bu bir kaynaşmayı getiriyor. Ayrımcılığı, bu ortadan kaldırıyor. O yüzden bu üniversitelerin açılması dönemimizin iftihar vesilesidir.

GÜZEL ŞEYLER OLUYOR

Türkiye'de güzel şeyler oluyor. Ekonomi toparlanıyor. Açılımda tarihi adımlar atıyoruz. Vakti zamanı gelince Türkiye'yi ağırlıklarından atıyoruz. İstikrar ve güveni bozmaya çalışanlar ellerine geleni ardına koymasa da biz yapıcı üslubumuzu devam ettiriyoruz. Milletimiz kimin kimin ülkeyi doyaştığını kimin de Ankara'ya takılıp kaos senaryoları ürettiğini görecek.

ERDOĞAN'A NÜKLEER PROTESTO VE BAŞBAKANIN CEVABI

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının bu bölümünde, salonda bulunan 2 Greenpace üyesi pankart açarak nükleer santralların yapımını protesto etti.

Gazetecilerin eylemcilerin arkasından gitmek istemesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Medya mensubu arkadaşlarım hiç durmasınlar, hemen gitsinler. Açın kapıları, açın... hemen gitsinler... Açın kapıları, açın gitsinler'' dedi.

Erdoğan'ın sözleri üzerine salondaki izleyiciler, alkışlar eşliğinde ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' diye slogan attı.

''Ülkemizin meselelerini takip edenler, bizimle beraber takip ediyorlar zaten. Ama gayri ciddi olanları takip etmek isteyenlere kapıları açın, gitsinler. Serbest bırakın'' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizim ciddi meselelerle işimiz var. Bizim, ülkemizin kalkınmasıyla işimiz var. Affedersiniz, elinde iki tane paçavrayla gelecek ve Türkiye'nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye gayret edenlere biz bu ülkede prim vermeyiz. Bunun adımlarını atacağız, atıyoruz. Bunların yaptıkları, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması, şu, bu falan değil. Bildiklerinden de değil. Birileri ellerine iki tane paçavra tutuşturuyor, onunla beraber buraya kadar girebiliyor. Bunlar ne getirir, ne götürür... Bunların hesabını, araştırmasını bildiklerinden değil. Bunlar üzüntü vericidir. Tabii ki bunlara üzülüyoruz. Ama medyanın da buna çanak tutmasını anlamıyoruz.''


istanbul haber ajansi


Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Karadeniz Haberleri

En Çok Okunan Haberler

GALERİ

Haberlere Yapilan yorumlardan KaradenizGazetesi.NET sorumlu değildir. www.KaradenizGazetesi.net sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Radyo
KaradenizGazetesi.NET on Facebook

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi